sen daha dur, bunlar iyi gunlerin….

Nedir bu bizim milletimizdeki insana daha yasanmamis gununu zehir etme sevdasi gercekten anlayamiyorum… Ya da  bugun yasadigimiz sikintilari kucuk gormek mi demeliyim? Ya da yok yok bunlar ne ki ben neler yasadim sen de goreceksin diyerek derin bir ohh cekerek kendini rahatlatma hissi mi?
Abartmiyorum hamile kaldigim ilk gunden itibaren onlari dinleseydim cocuk yaptigima o anda pisman olmam gerekirdi. Hamile oldugumu daha yeni ogrenmisim, hafta sonu oglen civari yeni uyanmisim, arkadasla konusurken aldigim ilk tepki ‘Uyu tabi uyu, bunlar iyi gunlerin. Bebek olsun da cok arasin uykuyu’ oldu. Kizim 8.5 aylik, sevgilim sagolsun hic uykusuz kalmadim desem yalan olmaz. 6 haftalik hamileyim, daha bulantim yok, ‘dur daha bunlar iyi gunlerin bulantilarin baslasin da goreceksin’ dediler sansliymisim baslamadi. Hamileligimin daha ilk gunlerinde yasamaya basladigim kronik bel agrisi icin ‘dur daha karnin buyusun de goreceksin’ dediler hicbir sey degismedi. Cunku benim bel agrim normal bir gebenin cektigi agridan farkliydi, ve ilk aylarda da agrim fazlaydi. Ama tabiki bizim millet kendisi de TABIKI cok bel agrisi cektiginden mutevellit benimkini kucumseyi kendine borc edinmisti.
20’li haftalarima geldim geceleri uyuyamiyorum dedim, ‘dur daha sen son ayi gor bir de’ dediler cok sukur hicbir sey kotuye gitmedi. 30’lu haftalarimda kasiklarim agridi ‘dur daha’ dediler. Yalanci sancim oldu, ‘bu ne ki sen bir de gercegini gor’ dediler. 40 haftalik oldum ‘hamilelik te neymis canim sen bebekli hayati gor’ dediler. Bebegim dogdu, nur topu gibi kucagima, ‘bittin’ dediler. Halbuki ben daha yeni baslamistim. Anne olmaya, canimin parcasini koklamaya, onun hergun biraz daha sevmeye yeni baslamistim. Insanlarin gozumu korkutmak icin yaptiklari o yorumlarin hicbiri umrumda olmamisti ve bebegimi canimin istedigi gibi, tadini cikara cikara bagrima basmaktan baska yaptigim birsey yoktu.
Bilincaltimda kalmis taa eskilerden ‘ilk 40gun bebegin en zor zamanidir’ diye, gazlar, uykusuzluk, aglamalar. Bizimki aksine bol bol kucaklasip birlikte uyudugumuz, gazsiz mis kokulu hic gecmesin diye dua ettigim bir zaman dilimi oldu. Demek ki neymis her bebek bir degilmis. ’40’i ciksin gozu acilir o zaman gorursun sen aglamalari’ dediler, ben onun gozu acilsin da biraz bana baksin diye can attim. ‘Hareketlensin de sen o zaman gor tez yazmayi’ dediler evet belki yazamadim ama o hareketlensin de oyunlar oynayalim diye gun saydim. ‘Emeklesin, yandin’ dediler, hic yanmadim. Onun pitir pitir bana kosarca emeklemesine canim feda. Ilk iki disi cikti, ‘bir de azi dislerini, kok dislerini gor’ dediler. Simdi de ‘yurusun, goreceksin gununu’ diyorlar. 2 yas sendromu, okula baslama sikintisi, ergenlik, universite sinavi derken gitti bizim hayat hep bir adim sonrasi icin endiselenerek.
Bize verilen bu guzel emaneti doya doya sevip, koruyup, kollayip, tadini cikarmak varken henuz yasamadigimiz gunler icin milletin lafina bakip endiselenmek ne kadar mantikli ki? Gelin hep birlikte kulaklarimiz tikayalim o yetiskin annelere. Kendi endiseleri, korkulari, korkutmalari onlara kalsin ki yarin biz de yetiskin birer anne oldugumuzda onlardan duyup bilincaltimiza yerlestirdiklerimizi yakinimizda doguracak olan kardesimize yada arkadasimiza aktarmayalim.
sen daha dur, bunlar iyi gunlerin….
5 1 vote

Bir Cevap Yazın