Romanya’da Çocuk Olmak: Çocuk her yerde melektir.

Gurbetçi Anneler köşeme bu sefer de Romanya da yaşayan Gülsüm Hanım  konuk oluyor. Romanya’da çocuğunu büyütürken şahit olduğu toplumsal farklılıkları hayranlıkla yazıya döken annemiz bizlere farklı bakış açıları sunuyor. Aynı zamanda kalemini çok sevdiğimi de söylemeden geçemeyeceğim. İyi okumalar…
 
*** “Çocuk, yetişkinden daha derin mantıkla konuşur”
Eminim ki, çoğu insan bu düşünceye katılıyor. Çocuklar hiçbir kötülük düşünmeden sadece saf düşünceleriyle konuşurlar. Olayları olduğu gibi kabul etmezler. Bunun yerine kendi süzgeçlerinden geçirirler. Bilim adamı olmak, iyi bir çocukluktan geçer biliyoruz. Peki, kim çocuğunu bir yetişkin gibi dinliyor, önem veriyor? Ben bunu sadece bu ülkede gördüm. Hatta tanık olduğum bir hikayeyi anlatayım; bir yemek dükkanımız var, ailesiyle gelen bir kadın, cheseecake yapıp bize satmayı düşündü. Oturup biraz sohbet ettik, tatlının tarifinden konuşuyorduk. İki tane erkek çocuğu var. Bir tanesi 10 yaşlarında, diğeri daha küçük. (Evlatlık almış,sonradan öğrendim)Küçük olan elinde beceri geliştiren bir oyuncakla uğraşıyor, diğeri ise pürdikkat konuşmalarımızı dinliyordu. Kadın tarifi verirken çocuk habire araya giriyor, tariften kesitler söylüyordu. Ve kadın, çocuğun her lafını dikkatlice dinliyor, söyleyeceklerini çocuğun dediklerinin üzerine ekliyordu. Eşimde bende çok şaşırdık. Çocuk çok zekiydi, inanılmaz. Ama sebebini anlamak zor değildi. Saygı.. Kadın öyle bir saygıyla dinliyorduki çocuğu, biz hayretle bakıyorduk. “Sen karışma, gidip kardeşinle oynasana, büyüklerin lafı bölünmez” gibi cümleler kesinlikle yoktu. Burada bu hep böyledir.
Alışageldiğimiz Türk kültürlerimizden, adetlerimizden kopamadığımız için, çok iyi evlatlar yetiştiremiyoruz. Fakat Romanya’da, çocuklar el üstünde tutuluyor, ağlıyorsa herkes ilgileniyor. Kimse çocuk seslerinden rahatsızlık duymuyor. Çok ilginç gelen yetiştirme yöntemleri var mesela. Şapka alışkanlığı. Burası çok soğuk bir ülke olduğundan, çocukların hepsinde şapka görürsünüz. Henüz ilkbahar,kış,sonbahar mevsimlerinde şapkasız çocuk görmedim diyebilirim. Üstelik bu kadar değere karşın, çocukların hiç anne-babasının sözlerine itaat etmediğini görmedim. “Ben şapka takmam” diyen bir çocuk göremezsiniz. Hayret ediyorum, nasıl böyle sabırlı insanlar. Saatlerce bir trafikte bekleyebilirler. Hiç sesleri çıkmadan. Bu sabır, ahlak dinlerinde en üst seviyede. Buna çok özen gösteriyorlar. Hamileliğimde hiç bir Mall’de tuvalet sırası beklediğimi bilmem. Asansörde aynı şekilde. Ellerinden gelse kucaklarında taşıyacaklar. Bebek arabasıyla gezerken, gülümseyen yüzler görmek çok güzel. Fakat işin kötü tarafı, burada çocuk nüfusu çok az. Çocuklara maaş bağlı, 3 çocuk yapana yüksek miktarda para veriliyor. Sırf çocuk yapsınlar diye çok imkan sağlanıyor. Eğitim konularına da girersem çok uzun yazmış olacağım. Şunu diyeyim ki, çocuğun melek olduğunun farkında olanları, maalesef sadece burada gördüm.
Her yerde böyle çocuklar görmemiz ümidiyle,
Teşekkürler.
Gülsüm Bölük
***
Yazıya puan ver

Bir Cevap Yazın