İNGİLTERE’DE GEBELİK TAKİBİ

Kızıma hamile kaldığımı öğrendiğimde doktora sebebiyle Londra’da yaşıyorduk. Evet evet yanlış okumadınız doktora yapıyordum hem de Kimya Mühendisliği bölümünde. Hep bitsin de öyle doğurayım diye plan yapmıştık ama dayanamadık, son yılda patlattık bir tane  🙂  İyi ki de beklememişiz.

Neyse konumuza dönelim, hamileliğimi adetimden 5 gün önce yani 3 hafta 4 günlükken öğrendiğimden şaka gibiydi. Hiçbir belirti yoktu silik bir çizgiden başka. Başta birkaç gün inanamadık, üzerine hiç konuşmadık falan sanki rüyaymış da konuşursak uyanacakmışız gibi. Ta ki adetim gecikene kadar, işte o zaman rahatladık. Tabi Türkiye’de olsak çoktan doktora gidip kan tahlili yaptırmış, hatta 2 günde bir tekrar ederek hormon artış gözlemeye başlamıştık bile ama tecrübeli arkadaşlardan biliyorduk ki burada böyle birşey yoktu. Siz evde emin olana kadar bekliyor sonra da en yakın aile hekiminize gidip müjdeli haberi paylaşıyordunuz. O size değil siz ona söylüyordunuz hamile olduğunuzu. Öyle de oldu… Sanırım 6 haftayı geçmiştik aile hekimini gördüğümüzde… En ucuzundan bir idrar testi daha yaptırarak gözüyle de görüp emin oldu sonuçtan ve bizim hastaneye sevkimiz için bir form doldurdu.

Bundan sonrası uzun bir bekleme süreci çünkü 12. haftaya kadar kimseyi görmek yok. 12. haftada dating scan dedikleri bebeğin beklenen doğum zamanının belirlendiği ilk ultrason randevusu için hastaneye davet ediliyorsunuz eve gelen bir mektupla. Tabi şanslıysanız  😀 . Bir çok arkadaşın aile hekimi formu doldurup yollamayı beceremediğinden yada unuttuğundan 11. haftaya kadar haber alamayıp, ikinci defa aile hekimlerine gitmek zorunda kaldıklarını ve ilk ultrasonlarını 14. haftalarda olduklarını biliyorum.

Ben bu konuda şanslılardandım, 11 hafta 3 günlükken yapılmak üzere ilk ultrason randevumun mektubunu zamanında aldım. Bu arada da 6. haftanın sonlarına doğru yaşadığım hafif bir kanama nedeniyle acilen hastaneye gittiğim için aslında 2 hafta arayla bebeğimin kalp atışlarını duymak için kontrollerimi olmuştum. Tabi o korkuyu yaşamak o minik atışları duymak için değdi mi? Herşey yolunda olsaydı da beklese miydik? Bunlar tartışılır ama herşey yolunda gitti ve ben minik bebeğimle çok erken tanıştım.

12. haftaki ultrason randevusunda bir doktor görmüyorsunuz aslında bakarsanız 9 ay boyunca bir doktor görmüyorsunuz eğer high risk kategorisine giren bir gebeliğiniz yoksa. Bir ultrason teknikeri kontrolünüzü yapıyor, bebeğin beklenen doğum tarihini öğreniyorsunuz. Bir de odaya ilk girdiğinizde genetik hastalıklarla ilgili bir araştırma yapılmasını isteyip istemediğinizi soruyorlar. Ben özel bir test istemediğimi ama ultrasonda organlarıyla ilgili bir problem olursa benle paylaşılmasını söylemiştim, şükür gerek kalmadı. Bu arada bebeğinize doya doya bakmanızı tavsiye ederim, zira onu bir daha 20. haftada göreceksiniz. 20. haftada ise ayrıntılı ultrason dedikleri bebeğin organ gelişiminin incelendiği, herhangi bir anormalliğin olup olmadığına baktıkları vee cinsiyetini söyledikleri randevu oluyor. Cinsiyetini söylemeden önce öğrenmek isteyip istemediğinizi mutlaka soruyorlar (burada bebeğinin cinsiyetini doğumda öğrenmek isteyen çokça anne-baba var). Eğer herşey yolunda gittiyse bebekle ilgili bir sıkıntı görülmediyse bir daha ultrason yok (çok nadir bazı hastaneler 36.haftaya bir tane daha ultrason randevusu koyabiliyor, bebeğin dönüp dönmediğini kontrol etmek için).

Diğer tarafta 14. hafta itibariyle ebe görüşmeleriniz başlıyor. İlk görüşme, 16, 25 (ilk gebelikse), 28, 31 (ilk gebelikse), 34, 36, 38, 40 (ilk gebelikse), 41 ve 42. haftalarda gerçekleşecek olan ebe randevulanızda kontrolü yapılacak şeyler sırasıyla:

  • Üç randevuda kilo takibi için tartım
  • Tansiyon (ki hamilelikte çok önemli, özellikle 20 li haftalarda preeklemsi tehlikesinin göstergesi olduğundan önemle takip ediliyor)
  • İdrar tahlili (tahlil dediğime bakmayın, o anda idrarın içine bir kağıt batırarak sanırım pH değerleri, kan ve protein olup olması gibi çok hızlı bir analiz yapılıyor)
  • Üç randevuda kandaki CO değeri ( sigara kullanan annelerde yüksek çıkabiliyor ve bebek için tehlikeli)
  • Doppler cihazıyla bebeğin kalp atışlarının dinlenmesi.
  • Ve en ilginci karnınızın boyutunun ölçülmesi. Göbeğinizin büyüklüğü 20. haftadan sonra haftanızla uyumlu olması bekleniyor.

Ebe görüşmelerinde benim hoşuma gitmeyen tek olay son haftalarda elle göbeğinizi kontrol edip bebeğin dönüp doğum pozisyonunu alıp almadığını tahmin etmeye çalışmalarıydı. Bu son dereceli göreceli ve tecrübeyle değişebilen bir kontrol yöntemi. Ki her seferinde de farklı ebe gördüğünüzden kafa karıştırıcı sonuçlarla karşılaşabiliyorsunuz. Biz mesela  İnci Azra için 2 hafta da bir pozisyon değiştirdiğini söyleyen birkaç ebeden sonra 36. haftadaki ultrason kontrolümüz ile rahatlamıştık. Ama haftalarca pozisyon almış denilen bir arkadaşımın bebeği de aslında ters olduğundan strese girdiği için acil sezeryanla son anda kurtarıldı. Bu sebeptendir ki Türkiye’deki kadar sık ultrasonu gerekli görmesem de son haftalarda 1 adet yapılması gerektiğine inanıyorum. Bunun yanında son haftalardaki kontrollerde ne çatı muayenesi, ne su miktarı kontrolü, ne de NST’ de sancı takibi yapılmıyor ta ki sancınızı başlayana, yada suyunuz gelene yada 41 haftanız dolana kadar.

Bu rutin kontrollerin yanında 16 ve 28. haftalarda demir seviyesi için kan tahlili yapılıyor tabi seviyeye göre tekrarlanması gerekirse tekrarlanabiliyor. İlk gebeliğimde 28. haftada bir de şeker yüklemesi testi yapılmıştı ama Türkiye’deki gibi öyle bir bardak şekerli su değil de marketlerde satılan bir çeşit enerji içeceğini içirdiler, bu sefer gerek duymadılar.

Ebe görüşmelerinde ayrıca doğum seçenekleri, emzirme destekleri gibi konular üzerine konuşmalar da yapılıyor. Ayrıca hastanelerde düzenlenen ücretsiz doğum, emzirme seminerlerine de katılabiliyorsunuz.

Yukarıda bahsettiğim takibat sistemi gebeliğiniz tamamen low risk kategorisine giriyorsa geçerli. Eğer yüksek tansiyon, şeker, preeklemsi, düşük, dış gebelik, veya erken doğum geçmişiniz varsa takip çok daha sıkı oluyor ve aralar ekstra ultrason randevuları, doktor randevuları ekleniyor. Mesela benim ilk doğumum çok uzun ve zor olduğundan, sonunda da 4.320 kiloluk bir bebek doğurup kan kaybettiğimden bu hamileliğime ek olarak 2 defa doktor randevusu, 1 defa ekstra ultrason randevusu eklediler. Bebeğin büyük olup olmadığı kontrol edilecek, en azından duruma hazırlıklı olmak adına (pozisyon alıp almadığını da öğrenmiş olacağız) ve olası kanamayı kontrol altına almak için bana doğum sırasında ilaç verilecek.  Ama onun dışında herşey low risk kategorisinde devam ediyor. Yine ebe görüşmelerim son derece seyrek ve sıradan 😛 Hatta sanki gitmesek hayatımızda pek de birşey değişmeyecekmiş gibi hissediyorum, ikinci gebelik ya  🙄

Sonuç olarak burada yaşadığım bir gebelik ve bir doğum, ve yaşamakta olduğum ikinci gebelik sayesinde  gebeliğin insan doğası için son derece doğal bir olay olduğunu hissediyorum ve bu durumdan son derece mutluyum. Tabi ki bu söylediklerim herşeyin yolunda gittiği sorunsuz gebelikler için geçerlidir.

Miniğini bekleyen herkese sağlıklı doğumlar dilerim,

Sevgiler,

Nil Demir

İNGİLTERE’DE GEBELİK TAKİBİ
5 4 votes

Bir Cevap Yazın