İngiltere Hayatına Alışmak

Şimdi bu soru iki farklı tip insan için iki ayrı şekilde cevaplanabilir.

Birinci tip insan benim gibi üniversiteden yeni çıkmış, Türkiye’de evi olmadan gelip buraya yerleşmiş ve herşeyini burada sıfırdan kurmuş insan tipidir ki yaygın görülür, doktoraya gelirler genellikle. Başlangıçta ufak çaplı bir şok yaşadıktan sonra kolay uyum sağlarlar, çünkü öğrenci yurdundan yada evinden çıkıp geldikleri için kendilerinin olan bir odalı stüdyo ev bile onlar için kıymetlidir. Bunun yanında faydalanabilecekleri diğer imkanları düşünüp mutlu olurlar. Adım başı karşılarına çıkan yemyeşil parkların, sınırsız oksijenin, saygı çerçevesinde binilen toplu taşıma araçlarının ve huzurla geçilen yaya geçitlerinin tadını çıkarırlar. Hele birazcık da sağlık beslenme gibi bir öncelikleri varsa tamamdır, nerdeyse her markette organik, şekersiz, glutensiz, vegan hatta paleo ürünlere kolayca ulaşmak refah seviyelerini yükseltmiştir. Sonuç olarak son derece mutludurlar.
Ancak ikinci bir grup var ki işte onları mutlu etmek hiç o kadar kolay olmayacaktır. Zira onlar Türkiye’de alışmış oldukları geniş, yüksek, ferah evlerinden her hafta temizliğe, ütüye gelen yardımcılarından varsa çocuklarının bakıcı teyzelerinden ( bazen karşı komşuları), çöpleri kapıdan toplayıp ekmeği sütü gazeteyi kapıya bırakan kapıcılarından, çocukları kapıdan alan servisçilerinden mahrum kalacaklardır. Görece eski ve küçük evlerin içine sığışmak, çocuklara beslenme çantası hazırlamak zorunda olmak ve hatta Londra merkeze araba ile gidemeyecek olmanın verdiği rahatsızlıkla yaşam standardlarında ciddi bir düşüş hissedeceklerdir. Tüm bunlara daha sonraki postlarda konuşacağım hava şartları, sağlık sistemi gibi etkenler de eklenince Türkiye’deki rahatlarını bozup gelmenin ne kadar yanlış bir karar olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değil.

Ancak sanıyorum ki bu 2. grubun da çok kısa sürede olmasa da nihai varış noktaları yine aynı oluyor. Alışmış oldukları ortamı İngiltere’de kendilerince oluşturup (olduğu kadar) diğer imkanların farkına vardıkça buraya olan bağları güçleniyor. Yani ilk 1-2 yılını biz naptık ya diye ah/vah ile geçirenlerin 3. Yılda kalkıp geri döndüklerini de ben hiç görmedim hani.

Tabi bunlar tamamiyle benim terübelerim, eksiği fazlası olabilir,

 

sevgiyle kalın,

Nil Demir

Yazıya puan ver

Bir Cevap Yazın