İngiliz Çayı vs Türk Çayı

Neden onlarda var da bizde yok diye fesatlandığım tek İngiliz geleneği Afternoon Tea/High Tea bizim tabirimizle 5 çayı olmuştur hep. Öğle yemeğinden sonra ama akşam yemeğine daha varken içiniz kıyılır ya işte tam da o anda, hele ki saatlerdir yürümekten ayaklarınız uyuşmuşsa nasıl da güzel gider o 5 çayı. Bizim Londra ve İngiltere’nin diğer şehirlerine yaptığımız gezilerde tam bir vazgeçilmezimizdir kendileri. Boğazına düşkün bir aile olduğumuzdan daha geziyi planlamadan restorantları seçtiğimiz doğrudur, ama sanırım restorantlardan da önce gideceğimiz çay evini seçiyoruz. Genelde şehrin en eskisini yada en popülerini seçtiğimizden şimdiye dek hiç pişman olmadık. Ya da biz o saatte çay ve atıştırmalıklara o kadar çok ihtiyaç duyuyoruz ki ne yesek güzel geliyor.

                              

Edinburgh

                                                                                                     Oxford

Peki tarihsel olarak nerelere dayanıyor bu çay geleneği. Yukarıda iki tane isim kullandım 5 çayını tanımlarken arasında / kullanarak, sanki ikisi de eş anlamlıymış gibi. Evet günümüzde birbiri yerine kullanıyor bu iki kelime ama aslında geçmişte çok da farklı anlamları varmış. High Tea dedikleri terim 21.yüzyılda endüstri devrimi sonrası Kuzey İngiltere ve İskoçya daki fabrikalarda çalışan işçilerin öğle yemeği ve akşam yemeği arasında enerjik kalabilmeleri için konulmuş bir tür ara öğün için kullanılırmış. Çayın yanında ekmek, peynir, sebze hatta et tüketilir, ve bu öğün yüksek sandalyeler üzerinde yendiğinden adı High Tea diye anılırmış. Afternoon Tea ise zenginler sınıfının öğle ile geç akşam yemekleri arasındaki uzun boşlukları bağlamak için alçak ve rahat koltuklarında yedikleri bir öğünmüş. Bu öğün, çayın yanında sandviç, kek ve pasta çeşitleri tüketilen aile içi sosyal bir etkinlik olarak görülürmüş.

              Bath/Köprünün üstündeki en soldaki cam şehrin en güzel çay evinin penceresi. Foto çekmeyi unutmuşuz:)

Artık günümüzde iki çay türünde de son derece rahat koltuklar kullanılıyor, çayın yanında kek, pasta, ve reçel-krema eşliğinde İngiliz çöreği scone servis ediliyor. Klasik İngiliz desenleriyle süslenmiş porselenler, masa örtüleri, duvarlardaki dekorlar ortama tarihi bir hava katarak size kendinizi iyi hissettiriyor. Yani en azından bana öyle oluyor. Biz yazın hafta sonları 5 çayımızı hazırlayıp bahçede yudumlamayı çok severiz ailece ama scone u yapmayı hala denemedim. Hep hamile kaldığımdan beri üzerime yapışan tembellikten.

                                                                                  Londra’ nın merkezinde

Sanırım İngiltere ye dil okulu yada yüksek öğrenim için gitmiş her genç kızın hayali de ülkeye dönünce bu çay evlerinden bir tanesini açıp işletmek oluyor. Bu hayalini gerçeğe dönüştürmüş bir örnek varmış, haberini aldım. İstanbul da bir AVM nin içerisinde tam bir İngiliz havası yaşatıyor diyorlar, en yakın zamanda gidip deneyeceğim. Size de yazarım, gider bir kokusuna bakarsınız…

Ha bu arada Türk çayının yeri başka… Aranızdaki bir kısım çay tiryakilerinin söylendiğini duyar gibiyim.. Evet katılıyorum şöyle ocak üstünde fokur fokur kaynayan, dumanı üstünde, ince belli bir bardak Türk çayının yerini hiçbir İngiliz çayı dolduramaz.

İngiliz Çayı vs Türk Çayı
5 4 votes

4 Comments

  • GÜLŞAH

    2017-01-04

    çay falan hikaye ya asıl mesele türk kahvesinde 🙂 çay severler duymasın beni 🙂

    Reply
    • Nil Demir

      2017-01-04

      Hiiii Gülşah deme.

      Reply
  • Kore Fenomeni

    2017-05-25

    high/afternoon tea farkı enteresanmış ama londra’ya geldiğim günden beri tatlılarda ki çeşitliliği görünce, ingilizlerin “gün” olayından haberi olmalı demiştim nedense… Ve ingilizlerin sütlü çayı ne hoşmuş, ön yargılıydım oysa =(

    Reply
    • Nil Demir

      2017-05-26

      Yorumunuz için çok teşekkürler. Ben sütlü çayı hala çayın bir alternatifi olarak göremesem de, farklı bir içecek çeşidş olarak bende de yeri mevcut. Ön yargı konusunda hemfikirim.

      Reply

Bir Cevap Yazın