Dubai’de Doğum Yapmak

Yurt dışında yaşayan annelerden gelen yazıları okudukça Türkiye’nin doğum konusunda nasıl da diğer ülkelerden geri kaldığını görmek içimi acıtıyor. Gelişmişlik gibi gösterilerek özel hastanelerde yapılan planlı sezeryan doğumlar aslında ne kadar da insan doğasına aykırı olaylarmış bu yazıları okudukça daha iyi anlıyorum. Dubai’den bir örnekle sizleri başbaşa bırakıyorum… 
***
Hamile olduğumu öğrendikten sonra sıkça sorulan sorulardan biri doğumumu nerede yapacağım yönünde idi. Bu konuda hiç tereddüt etmeden karar vermiştim, doğumumu Dubai’de gerçekleştirecektim. Şu an geriye dönüp baktığımda ne kadar memnunum bilemezsiniz. Bunun en büyük sebeplerinden biri benim doğal doğum istiyor olmamdır elbet. Türkiye’de sıklıkla rastlanan gönüllü bir şekilde sezaryen doğum yapmak bir kenara, mümkünse hiç tıbbi müdahale olmadan bebeğimi kucaklamayı arzu ediyordum. Kendim de yoga eğitmeni olduğumdan, derin gevşeme, meditasyon, görselleştirme ile odaklanma konularında bilgi sahibi idim. Hamileliğim boyunca yaptığım araştırmalar sonucunda kendimi suda doğum ve hypnobirthing kitapları okurken bulmuştum. Bu konuları araştırdığımda ise Dubai’de doğum yapmayı düşündüğüm hastanenin bu konuda çalışmalar yaptığını ve konuya oldukça özen gösterdiklerini öğrendim. Hatta özel bir suda doğum ve hynobirthing odaları bile vardı. Hamileliğimin 38.haftasında, doktorumun da doğum yapacak olması sebebiyle farklı bir doktor arayışına girdim. Belki tüm niyetimin doğal doğuma odaklanmasındandı bilmiyorum ama, bir kaç doktor denemesinden sonra doğal doğum konusunda uzman olan bir doktor ile tanıştım. Doğumu birlikte gerçekleştirdik. Alışılagelinenin aksine, loş bir ışıklandırmanın yapıldığı, tavana yansıtılan minik ışıklarla süslenmiş, kendi seçtiğimiz meditasyon müzikleri ile rahatlayabildiğim, bir çok farklı doğuma hazırlık egzersizinin yapılabildiği ekipman sağlanmış, gayet ev ortamı gibi bir doğumhane odasıydı burası. Eşim ve annem de tüm süreç boyunca yanımdaydı. İçeride ayrıca bir suda doğum havuzu bulunuyordu. Hastanenin vermiş olduğu doğum planı formunda yazdıklarım tıkır tıkır işliyordu. Ebeler ve sağlık çalışanları mümkün olduğunca az odaya giriyor, doğum öncesi süreçte tamamen kendime ve bebeğime odaklanmama imkan sağlıyorlardı. Hamileliğim boyunca yaptığım gevşeme çalışmalarını rahatlıkla uygulayabiliyordum. Zamanımın büyük bir kısmını suda geçirdikten sonra 32 saat süren sancılar sonrası artık çok yorulmuştum ve sonunda epidural almayı kabul ettim. Belki doğumum suda gerçekleşmedi, belki doğal doğum yapamadım ama bebeğimi kucaklayana kadarki süreç benim için çok özel ve güzel geçti. Türkiye’de olsam bu kadar uzun süre böyle bir ortamın sağlanacağından emin değilim açıkçası. Doğum zamanı geldiğinde bebeğimin başı ve kolları çıktıktan sonra doktorum onu benim almama ve kucaklamama izin verdi. 
Dubai’de doğum yaptığım hastanede normal doğum yapıldığında 2 gece, sezaryen ile doğum yapıldığında 3 gece hastanede kalmanız gerekiyor. Bunun en büyük sebebi ise, emzirme konusuna verdikleri önem diyebilirim. Bildiğiniz gibi normal doğum sonrası toparlanma süreci çok hızlı gerçekleşiyor. Aslında aynı gün bile hastaneden ayrılmanız mümkün. Ancak hastanenin asıl amacı emzirme konusunda herhangi bir soru işareti kalmaması ve tek başınıza bu işi yapabildiğinizden emin olunması idi. Bu konuya verilen önem bir kez daha bana ‘iyi ki’ dedirtmişti.
Belki hastane odamızı süsleyemedik, belki çiçeklerle dolup taşamadı ama bana göre hayalimin ötesinde bir ortamda bebeğim ile kavuşabilmiştik. Doğumdan 1.hafta sonrasında eşim ve bebeğim ile baş başa kaldık. Yurtdışında yaşamanın en büyük konularından biri de bu sanıyorum. Kimine göre bu bir avantaj iken, kimine göre bir dezavantaj olabiliyor. Açıkçası ben bunu kendim ve bebeğim için bir avantaj olarak değerlendirdim. Çünkü lohusayken istediğiniz tek şey bebeğinize odaklanmak ve onunla baş başa kalabilmek oluyor. Tamam belki, evin işleri, yemek yapmak vb normal koşuşturmalarımızda zorlandık, biraz eksik kaldık ama bu süreçte aklımı karıştıran veya herhangi bir sözüyle o hassas dönemde beni, iyi niyetli bile olsa, üzebilecek kimse olmadı yanımda. Yaşadığım zorluklar da bir başka yazının konusu olur belki 🙂 Maalesef millet olarak lohusaların depresyona girmesini ivmelendiren bir yapımız var. Yurtdışında doğum yapmak farklı zorluklar getirse de, bu açıdan bakıldığında bunun büyük bir rahatlık yaşattığı yadsınamaz. 
Şimdilik sevgilerle,
Eda Öztürk Davaslıgil

 

 ***
Dubai’de Doğum Yapmak
4.5 2 votes

Bir Cevap Yazın