Bir İngiltere Klasiği: Charity Shop

Malumunuz bizim kültürümüzde ikinci el eşya kullanımı pek yaygın değildir. Daha doğrusu ikinci el eşyayı satmak hele ki satın almak hiç yaygın değildir. Yani ablanın, abinin, büyük kuzeninin ufalmışlarını giyersin tabiki ama o kadar. En azından 5 yıl önce ben Londraya giderken öyleydi.
Londra’da ise hayat nerdeyse ikinci el üzerine kurulmuş gibi birşey. Bir kere tuttuğunuz ev çok büyük ihtimal eşyalı oluyor. Evlenip gitmiş bir yeni gelin olarak kullanılmış eşyalarda yaşamaya başlıyorsunuz. Ev eşyalı değilse de mobilya fiyatları o kadar yüksek ki muhtemelen ikinci el tercih ediyorsunuz. Buraya kadar bana herşey çok normal görünmüştü. Nihayetinde öğrenciydik, doktora bitince nereye yerleşeceğimiz de belli değildi, bizim için en mantıklısı buydu. Ama bir süre yaşadıktan sonra farkettim ki meğer insanlar birçok ihtiyaçlarınıikinci elden karşılıyorlar hatta hediyelerini bile oradan alıyorlarmış. Bunun da çeşitleri varmış.
Birincisi ve en yaygın olanı ‘Charity Shop’ denilen hayır kurumlarının insanlardan bağış olarak topladıkları ikinci el eşyaları çok düşük fiyatlarla sattıkları dükkanlar. Kıyafetten bebek oyuncaklarına, mutfak eşyalarından taş plaklara aklınıza gelebilecek herşeyi bulabileceğiniz yerler bunlar. Tabi ki neyi ne zaman, nerde bulabileceğiniz belli değil. Ama o kadar fazlalar ki mutlaka buluyorsunuz. Şehir merkezinden tutun da kasabalara kadar her caddede adım başı rastlamak mümkün. İnsanlar bağışlamak istediklerini geceden getirip kapının önüne bırakıyor, ilginçtir sabaha kadar hiç kimse dokunmuyor bile. Bu dükkanların çalışanları da gönüllü (çoğunlukla) yaşlı teyzelerden oluşuyor. Ben ilk gittiğimde bu dükkanlara pek yanaşmıyordum, çok garip geliyordu ne yalan söyliyim. Bir süre sonra kendimi pazar günleri ‘Charity Shop’ gezmelerinde buldum. Eğer düzenli bir şekilde takip ederseniz çok güzel şeyler bulabiliyorsunuz. Ben iki adet koleksiyonluk taş bebeği almıştım mesela 7 pounda. Bir de ingiliz porseleni her görenin bayıldığı bir pasta takımı. İnci Azra için 1 pounda aldığım oyuncaklardan hiç bahsetmeyeceğim.


İkincisi insanların evlerindeki eski kullanmadığı eşyalarını arabalarının arkasına yükleyip de satmaya gittikleri özellikle hafta sonları kurulan ‘carboot sale’ denilen pazar yerleri. Ülke yada şehir değiştirenlerin mutlaka uğradığı, fazlalıkların uzak mesafelere taşınmadığı bir yöntemden bahsediyoruz. Muhtemelen gittikleri yeni şehirlerden de yine ikinci el olarak temin edecekleri ürünleri satıyorlardır. Bunu da bizzat denedik, tezi yasmak üzere ülkeye dönerken evi kapatmıştık, dönüşümüzün ne zaman ve nereye olacağı belli olmadığından. Evimizde bize ait olan herşeyi sattık. Fotoğrafta öncesi ve sonrasını görebilirsiniz. Son derece verimli bir satıştı, fiyatlar ise sabit eşyanın büyüklüğüne göre 1-5-10 pound.
Üçüncüsü son derece aktif çalışan internet platformları. Yine arabadan tutun da beyaz eşya, mobilya, kıyafet gibi her türlü ürüne internetten ulaşmak mümkün.  
Dördüncüsünde ise daha spesifik konularda oluşturulmuş pazar yerleri mevcut. Bunlara en güzel örnek ise her türlü bebek ürününün satışının yapıldığı @mum2mum etkinlikleri. Bir hamileyken bir de doğumdan sonra katıldığım iki etkinlikte hiç giyilmemiş hatta etiketi bile sökülmemiş çokça kıyafet ve oyuncak almıştım.
Son olarak bir de antika satıcıları var ki onlar zaten bir klasik. Açik arttırma yada klasik yöntemlerle satış yapan bu dükkanlarda da çok uygun fiyata çok güzel ürünler bulmak mümkün. Biraz keşfe çıkmak yeterli. Özellikle küçük kasabalarda bulunan antikacılar bu konuda ideal. Fotoğrafta İnci Azra ile babasını bir antikacı keşfinde görebilirsiniz.  
                                                    *Bourton-on-the-water’da bir antikacı

 

Evet Türkiye’de de yeni yeni bazı platformlarda ikinci el satışın yapıldığını görüyorum ama İngiltere’dekilerin en önemli farkı fiyatların çok daha uygun olması. Orada etiket fiyatı 10-15 pound olan bir elbise ikinci elde 2-3 pounda satılırken, bizim ülkemizde yarı fiyatından daha aşağı satış yok gibi birşey.  Çünkü orada insanların satış yaparken para kazanmaktan ziyade fazlalıklardan kurtulmak gibi bir amacı var, dolayısıyla zaten kullanılmış olan bir ürün için pazarlık bile yapmıyorlar. Çoğu kez alıcı fiyatı kendi belirliyor. 
Bir İngiltere Klasiği: Charity Shop
5 2 votes

Bir Cevap Yazın