Anaokulu Etkisi

Uzmandan Tavsiyeler köşemizin ilk yazısı 10 yıllık anaokulu öğretmeni Emine Evingür’ den geldi. Çocuklarda yaygın gözlenen sorunlardan ve bu sorunların çözümünde anaokulunun etkisinden bahseden Emine Hanım’a buradan tekrar teşekür ediyorum…
***
Öncelikle çocuk anaokuluna başlarken anne ve babadan yani tüm ilginin üzerinde olduğu ortamdan uzaklaşarak özbakım becerilerini geliştirip, grup halinde yaşamayı öğreneceği bir ortama girmiş olur. Okula giderek belli bir düzen öğrenir, sabah aynı saatte kalkıp akşam aynı saatte uyuma alışkanlığı kazanır. Anne ve baba dışında öğretmeni ve arkadaşları olur hayatında. Paylaşımcı olmayı, başka insanlarla iletişim kurmayı öğrenir. Evde yaşadığı sorunlardan uzak bir atmosfere girer ve yuvada yaşayarak, deneyerek birçok şeyi öğrenme fırsatı bulur. Bu ve bunun gibi birçok sebepten dolayı okul öncesi eğitim çocuklar için çok faydalıdır.
Anaokulunda çocukların hareketlerinin dikkatli izlenmesi onların gelişimiyle ve psikolojik durumlarıyla ilgili çok değerli bilgiler verir. Bazen ailelerin bile farkında olmadığı yada önemsemedikleri bir problemin çocuğu derinden etkilendiği ve çocuğun bu probleme çok farklı tepkiler oluşturduğu görülebilir. Sorunların belirlenmesinin yanısıra çözümünde de anaokullarının etkisi büyüktür. Doğru yöntemlerin benimsenmesi ve ailelerin doğru şekilde yönlendirilmesi ile sorunlar büyümeden önüne geçilebilir.  Benim 10 yıllık öğretmenlik tecrübem sırasında gözlemlediğim sorunlardan bazılarını aşağıda sıralıyorum:
1. Zayıf dil gelişimi
Çocukların 2.5 yaşından sonra sözcük dağarcıkları hızla gelişmekte, 4-5 yaşlarına geldiklerinde artık çocuklar kendilerini uzun cümlelerle ifade edebilmektedir. Sebebinin genetik, ebevyn etkisi olup olmadığını bilmeden konuşma bozukluğu olan birkaç öğrencim oldu. Ekstra hiçbir çaba vermeden bir dönem sonunda tümünde gözlemlediğim sonuç olumluydu. Çocuğun anne babadan ayrılıp gün içinde çok fazla iletişim halinde olmak zorunda kaldığı bir ortama girmesi, hergün şarkı, şiir, tekerleme, masal ve hikaye dinlemesinin faydasının çok büyük olduğunu söyleyebilirim.
2.   Yemek yeme sorunları  
Veli görüşmelerinde sıkça rastladığımız sorulardan biri çocuklardaki yeme bozuklukları. Bir kısım velide benim çocuğum yemek seçer, yemek listesinde yazan yemekleri yemez ya aç kalırsa tarzi korkular oluyor. Her öğretmenin bu konuda bir tavrı vardır. Bana göre yemek yeme problemi olan çocuğa bir süreliğine zorlama yapmadan o günki menüden ne yemek isterse sadece onu seçip yemesi teklif edilebilir. Çocuk bu yemekleri yemiyorsa onlara alternatif olarak başka yemek yapmak söz konusu olamaz. Çocuk ortama alıştığında arkadaslarına uyum göstermeye çalışıyor ve öğretmenin pekiştirecek ödülleriyle hiç yemez dediğiniz yemeyi bayıla bayıla yiyor. Zamanla menüdeki diğer yemeklere de alıştırılabilir. Tabi her çocuk böyle olmayabilir, her çocuk her yemeği sevmek ve yemek zorunda değil. Böyle durumlarda aile- okul arası iletişimle çocuğun yeme konusundaki eksiklikleri akşam yemeğinde telafi edilebilir.
      3. Şiddet içeren yalanlar
Örneğini çokça gördüğüm problemlerden bir tanesiydi. Bir defasında 4 yaşındaki erkek öğrencimin arkadaşlarına zarar verdiğini fark etmiştim. Bu durumu biraz gözlemleyince bu durumun basit çocuk kavgasından farklı olduğunu farkettim. Ardından ailesine öğretmenim bana vuruyor bana ise anne babam bana vuruyor diye yalanlar söylemeye başladı. Anne ile görüştüğümüz zaman aile içinde sıkıntıların büyük olduğunu, annenin baba tarafından şiddet gördüğünü öğrendik. Aile içerisinde yaşanan şiddet çocukta bu şekilde kendini göstermişti. Durumun çözümü için aile ile görüşmeler ayarlayarak psikolog desteği alınmasını önermiştik.
4. Mastürbasyon
Bu sorun çocuğun duygusal ihtiyaçlarının giderilmemesinden bir diğer ifadeyle yeterli ilgi görmemesinden kaynaklanır. Benim karşılaştığım örneklerin birinde 2 yaşındaki kız çocuğu serbest yada kurallı oyunlarda, uyku saatlerinde yani günün büyük kısmında elleri genital bölgesinde dolaşıyordu. Sorun günden güne büyüdü, aralıksız her fırsatta aynı hareketleri yapmaya devam ettin. Aile ile görüştüğümüzde anne ve babanın ayrı yaşadığını ve çocuğun babayı hiç görmediğini öğrendik. Çocuk babasından almaya ihtiyaç duyduğu ilginin eksikliğinden bu şekilde tepkisini gösteriyordu. Bu süreçte okulda ve evde çocuğa bu hareketi neden yapıyorsun, elini çek, birdaha yapma gibi uyarılar yapılmadan dikkati farklı yerlere çekilmeye çalışıldı. Çocuk babasıyla daha fazla zaman geçirmeye başladı ve psikiyatrinin de yardımı ile sorun çözüldü.
Çocuklarda görülen problemlerin tespiti ve çözümünde okul-aile işbirliği son derece önem taşımaktadır. Herhangi bir sorun sezdiğinizde, çocuklarınızın gelişimlerini tüm gün izleme fırsatı bulan öğretmenlerine danışarak fikirlerini almanızda fayda olduğunu düşünüyorum.
 
Sağlıkla kalın, 
Emine Evingür 
Çocuk Gelişim Uzmanı 
 ***

 

Yazıya puan ver

One Comments

  • Adsız

    2016-12-05

    Okul oncesi egitimin yurt disinda da bu kadar onemli olmasinin bir sebebi de bu olsa gerek.

    Reply

Bir Cevap Yazın